Don Kişot, şövalye romanlarını o kadar çok okur ki gerçekliği o anlatıların filtresinden görmeye başlar. Yel değirmenlerini dev, hanları şato sanması yalnızca komik değildir; bu bir gerçeklik yeniden inşasıdır. Özellikle temel seviyede olan bir erkek için hayatta kalmanın bir yoludur: Gerçeklikten Kaçış ve Fantezi Kurmak.
Don Kişot’un psikolojisine bakarsak kendini idealeştirme, gerçeklikten kopuş,
kimlik krizi ve kaçışı görürüz.
Don Kişot’un dünyası acı verici derecede sıradandır.
Yaşlı, yoksul ve önemsiz bir adamdır. Şövalye kimliği, bu sıradanlığa karşı
geliştirilmiş bir fantezi olabilir. Gerçek benlik (zayıf, yaşlanan,
sıradan) ile ideal benlik (kahraman, soylu, anlamlı) arasındaki çatışma
hikâyenin merkezidir. Temel seviyedeki bir erkeğin, mevcut gerçeklikle
kendisini olmak istediği hayali benliğin arasındaki farkın yarattığı
gerginliğin ifadesidir Don Kişot’un hikayesi.
Sancho Panza
Don Kişot ne kadar hayal dünyasındaysa Sancho da bir o
kadar bu dünyadadır. Dolayısıyla Jung’un arketipsel açısından bakarsak, Sancho
onun gölgesidir. Biri uzun, diğeri kısadır, biri incedir, diğeri şişmandır…
Gerçek dediğimiz şey ortak bir uzlaşma mı,
yoksa bireysel bir yorum mu?
Don Kişot
için yel değirmeni devdir. Çevresi için değildir. Gerçeklik çoğunluğun mu,
bireyin mi? Bilinçdışında bireye gelen kolektif bir mesaj mıdır? Hepimizin
içindeki Don Kişot ve Sancho mudur ikisi?
Kahraman Don Kişot
Don Kişot, dünyanın
anlamsızlığına karşı anlam yükler. Don Kişot başarısızdır ama vazgeçmez. Saçma
dünyada onurlu kalmaya çalışır. Mitolojideki Sisifos ‘u hatırlatır. Sisifos büyük bir kayayı bir tepenin en
yüksek noktasına dek yuvarlamaya mahkûm edilmiş bir kraldır. Tam tepeye
yaklaşırken kaya geri yuvarlanır ve yeniden başlar döngü.
Belki de hepimiz biraz Don Kişot’uz. Kimliğimiz
hikâyelerle kurarız. Gerçeklik sabit değil, yoruma açıktır, görecelidir. İdealizm
ile gerçekçilik arasındaki gerilim hepimizin yaşadığı bir çelişkidir. Bazen “delilik”, dünyanın toplumun normalliğine
karşı bir direniştir.
Gölge
Gölge yönümüz
kabul etmek istemediğimiz, bastırdığımız taraftır. Don Kişot yüce, asil,
kahraman olmak ister. Ama sıradandır, korkar, yaşlanmıştır.
Sancho: Topraksı, Dünyevi, Basit, Maddi
Bu açıdan
Sancho, Don Kişot’un gölgesini temsil ediyor
olabilir.
·
Don Kişot →
Hayal, ideal, anlam arayışı
·
Sancho →
Gerçek, beden, hayatta kalma
İkisi
birlikteyken dengededirler. Ayrı kaldıklarında eksiktirler. Bu yüzden bazı
yorumculara göre Sancho, Don Kişot’un bilinçdışı değil, dengeleyici
zihinsel parçasıdır. Sancho zamanla değişir. Roman ilerledikçe:
·
Sancho daha
idealistleşir.
·
Don Kişot
daha kırılganlaşır.
Bu dönüşüm
şunu gösterir; ikisi birbirinin içine sızar. Bu da onların iki ayrı kişi değil,
aynı ruhun iki yönü gibi okunmasına yol açar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder