28 Nisan 2013 Pazar

Biliyoruz, Öyleyse Farkında mıyız?



Her bebek, doğduğunda kendisini annesinin bir parçası olduğunu düşünür. Ondan ayrılmaz istemez. Kendi el ve ayaklarını keşfettiğinde bile çok şaşırır. Kendisini ayrı bir birey olduğunu anladığında ise “ben” oluşmaya başlar. Bunu birçok beyni gelişmiş hayvan da yapabilmekte; benliklerini biliyorlar.

İnsan ise varlığını sorgulayacak kadar farkındalık yaratan bir tür. Bu aşama, bilinç ve farkındalık birbirinden ayrılıyor. Bilinç, tek başına varlığının sebebini bilmeden de olsa bir bedene sahip olmanın bilincinde olmak, farkındalık ise, varolduğunu algılamak, kavramak anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, bilinç için düşünmek yetiyor, farkındalık için ise düşünen bir varlık olduğunu anlamak, düşüncelerin hakkında düşünebilmek yatıyor.


Beyin düzeyinde bizi diğer memelilerden ayıran en büyük fark geniş bir cerebral korteksimizin olması... Bu kesimden dolayı bir farkındalık seviyemizin olduğunu düşünen bilim dünyası, son araştırmalar ile yeni sorular ile karşı karşıya kaldı.

Önemli bir ölçüde korteksi alınmış bir hasta, kalıcı hafıza taşıyamazken, kendisini hatırlamakta ve hiç karıştırmamaktadır. Nadir rastlanan bir çocuk hastalığı olan “hydranencephaly” durumunda corteks faal değildir. Bu çocuklar bile kendilerini ve tanıdkları kişileri tanıyıp onlara gülümsüyorlar. Araştırmayı yapan Carissa L. Philippi ve David Rudrauf, bu bilincin farkındalık olarak tanımlamakta güçlük çekmişler, lakin bu çocuklar konuşamıyorlar.

İnsanoğlunun en büyük farkını oluşturan celebral korteks bu farkındalığın sebebi değilse, bizi diğer canlılardan ayıran ne olabilir?
Kuantum fizikçisinin Fred Alan Wolf’un üzerinde değindiği gibi beden ve zihnin ötesinde bir ortak bilinç mi var? 

1 yorum:

  1. "Her Bir'imiz, bir Bütün'ün biricik ve tek parçalarıyız"
    muazzam bir düzen
    sevgiyle

    YanıtlaSil