24 Temmuz 2013 Çarşamba

Kurban mı? Zorba mı?

Kurban olma edebiyatı bir dönem neslimizde çok fazlaca yaygınlaşmış ve toplumumuzda bir inanç olarak kökleşmiş.


Bu edebiyatı kullananlar, bunun faydalarını da görmüşler. Bu fayda sığ bir boyutun ötesine geçememiş gibi gözüküyor.

Kurban mı? Zorba mı? Hangisi gerçek? Hangisi olmak daha zor? 
Hitler mağduru olmak mı? Hitler'in üzerindeki milyonların yükü mü?
Örnek keskin olunca, soru da keskin oluyor...
Onun da bir ruhu var, ve belki bugün başka bir bedende; temizlendi mi?
Aydınlanma yolu da ilerliyor mu?



Tanrılar Okulu dahil, bir çok eser de artık, kendi dünyamızı kendimizi oluşturduğumuz ve başımıza gelen olayları çektiğimizi Kuantum Fizikçileri de destekliyor. 
"Senin gibi insanlar, ölünceye kadar barış gönüllülelerinin saflarına katılır, yeryüzündeki tüm Kurtuluş Ordularının her kademesindeki rütbeleri doldururlar ve gerçekte kendilerinin zorba ve çatışmalarla, düşmanlıkların bilinçsiz propagandacıları olduklarından habersiz, insani hareketlerin liderleri, şiddet karşıtlığının savunucuları haline gelirler.
Fedakarlık ve yardımseverlik, insanların kendi zorbalıklarını gizlemeleri adına başvurdukları yollar olup, çoğunlukla da kendi ayrımcılıklarının ve ötekiler ile aralarında oluşturdukları mesafesinin şeklini alırlar. Yardımseverlik, cömertlik ve sevgi, ‘sana nasıldavranılmasını istiyorsan başkalarına da o şekilde davran’ anlayışının tamamen yanlış yorumlanmasından, hayırseverliğin nihai ve en aşırı yozlaşmasında, dilenen bir varlığın içinde somutlaşarak küçülür ve bayağılaşır."


Kuantum fiziğinde ortaya şu çıkmıştır; en şey bir enerjidir; elma, demir, hava, düşünce... her şey. Enerji benzer enerjileri çeker. Bu sebeple evrende herkes bu çekimin içindedir. Ayrı bir bireysellik bir yanılsamadır.

Bu egodur, ve ego 'fedakarlık' adı altında yapılan edebiyata bayılır... Kendini kurban ilan eder ve hali hazırda barizmiş gibi görünenleri de zorba!
"Kötülük, zorba olmak değil, zorba olduğunu bilmemektir. Şiddet göstermek, çatışmacı bir zihniyetin yansıması ve kişinin kendi içindeki intiharın sonucudur.
İlk iş, kendini sağlam temeller üzerine inşa etmendir! İnsanların yaşamında gözlemleyebildiğin tüm felaketleri ve zorlukları, kişinin bilmezliği davet eder... Kurbandır, saldırganını kendisine çekecek koşulları bilinçsizce hazırlayana... Uzun zamandır, Varlığının karanlıklarındaki cellatını yakalayacak korkunç ağlarını, büyük bir titizlikle örmektedir."

Kendini gözlemlemek farkındalığa giden yolda ilk adım... Ancak bu yolla insan kendini tanıyabilir. 
Gözlemlemek ve kendini tanımak içinse sağlam bir irade gerekir; bu yoksa kendinizi akışa bırakamaz, savrulmaya başlarsınız. 
"Dış dünya senin psikolojinin maddeleşmiş halidir. Yaşamında önüne çıkan her soruna, her zorluğa önceden onay veren sensin. Bir gün kendini tanımaya başladığında, dünyanın neden bu halde olduğunu anlayacaksın."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder