16 Haziran 2016 Perşembe

Seçilmiş Kişi İllüzyonu - Matrix


Matrix filminde, bir rüyada yaşadığımız üzerine bir kurgu vardır. Zihni ile özdeşleşmiş kişilerin gördüğü bir rüyadır bu... Kendilerini, geçmişten gelen bilgi ve deneyimleri ve bunlarla oluşan duygu ve düşünceleri zannederler. Bu durum, bir süre gözlemleme yaptığınızda ortaya çıkartabilecek bir hiledir. Bu oyundaki – rekabet ve kıyaslamaya dayanan hayat planındaki – değerler oldukça sığdır; para, cinsellik, mal, mülk, prestij, unvan, pohpohlanma... Ancak içimizden bir ses, olanların gerçek olmadığını ve bir kurgu olduğunu söyler. Bu şeklide öyle bir noktaya gelirsin ki, artık kırmızı hapı yutmanın zamanı gelmiştir...


Öte yandan, her şey henüz bitmemiştir. Matrix  filminin ilerleyen sahnelerinde Neo, gerçek sandığı dünyada da seçilmiş kişi olarak robotları durdurur... Bunun anlamı nedir? İllüzyon devam etmektedir. Artık çok daha sinsi bir hale bürünmüştür. Tüm gerçeği keşfettiği, kendisinin de ‘seçilmiş, ulvi kişi’ olduğu varsayımı ile mutludur bu aşamada... “Kolektif egoyu” temsil eden Mimar’a ulaştığında görür ki; bu kahraman hikayesi defalarca ve mükemmel bir şekilde işlemektedir. İnsanların hepsi de eskiden takip ettikleri maddesel değerler yerine artık bu ulvi insanı takip etmektedirler. Hiç bir şey değişmemiştir. Ego sadece aydınlanmış ve ulvi bir kıyafet giymiştir. Paylaşmak, bir amaç uğruna savaşmak, haksızlıklara karşı gelmek, şifacı olmak, özgürlük yeni değerlerdir... Bu, daha derin bir çukurdur. Zeon da yerin en dibindedir. Neo, bu labirentten nasıl kurtulacaktır?

Gerçeği görebilmesi için Neo’nun gözlerini kaybetmesi gerekecektir. Gözleri onun beyninde imajlar yaratmasına neden olmaktadır. Gerçeği görmesi için gözlere değil, kalbine ihtiyacı vardır. Zihin sustuğunda özünden gelen sese ve iç-görüye kulak asmaya başlar.


“Ne seçilmiş kişi vardır, ne de mucizeler... Zaten her şey mucizedir. Kimsenin başka bir kimseye ihtiyacı yoktur. İhtiyacımız olan karşımıza çıkmaktadır; bu herhangi bir şey olabilir. Ne ulvi kişiler, ne şifacılar ne kahinler... Onların ne yeteneği varsa, aynısı sende de vardır. Sadece bunu hatırlaman ve kalbinle görmen gerekir. Zihnin illüzyonlarını bıraktığında, geriye sadece gerçek kalır. Ya uyanıksındır, ya da hala rüya görmektesindir...”

4 yorum:

  1. Harika bir anlatım olmuş ellerine sağlık. Kesinlikle öyle aslında her yer mucizelerle dolu ama gözlerimizle görmeye çalıştığımız için göremiyoruz. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumun için çok teşekkürler... Sevgiler

      Sil
  2. Güzel. Bu arada filmdeki seçilmiş kişi ajan smith dir. filmi baştan buna göre izlenirse , detaylar daha net anlaşılır. Zaten film içerisinde de bu gizli olarak bir çok kez söyleniyor. Neyse başarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkürler. Yazının özünde "seçilmiş" bir kişi olmadığı vurgulanıyor... Bu ne Ajan Smith ne de başka biri... Sevgiler

      Sil