7 Ocak 2014 Salı

Saving Mr. Banks


Doğarken anne ve babamızı seçtiğimiz söylenir, derler ki bizi en az zorlayacak, bize ışık tutacak kişiler olumuş bunlar.

Peki, neden bir devamlı uğraşırız veya bizim tabirimizle onlar bizle uğraşır durur? Onlarla olan hesapları biz mi kapamıyoruz? Yoksa onlar bu hesaba durmadan para mı yatırıyorlar?
Onlarla ilgili oluşturduğumuz temel inanaçlara tutunmanın değeri nedir?
Örneğin; ‘Baba hem sever, hem de döver’ inancı ile büyüdüğümüzde bize kötü davranan insanların bizi sevdiğine inanıyoruz... Bu ne kadar besleyici ve geliştirici?

Bir çok kişi anne ve babası ile ilgili tutundukları konuyu bırakmazlar ve yerine başka bir şey koyarlar; bu anne ve babalarına benzer insanlarla evlenmek, onların yerine işlerini koymak veya yazdıkları kitaplar, kurdukları şirketler olabilir...


Saving Mr. Banks filminde olduğu gibi Mary Poppins’in yazarı kendi içindeki kahramanı dışarıya hayali olarak yansıtmış ve kendini de herkese kapatmıştır. Babasını ismini alacak kadar sevmekte ve unutmamaktadır. Annesine hiç affetmemiş, erkeksi görünüm ve hal tavırlarını şık giyinerek kapatmaktadır. Walt Disney de ailevi problemlerini babasıyla yaşamıştır. Bundan kaynaklı olacak P.L. Travis ile ilginç bir bağ kurar...


Filmim yönetmeni, A Perfect World filmini senaristi olan John Lee Hanckok. Oyuncular hakkında çok konuşmaya gerek olmayana Tom Hanks ve Emma Watson... Ginty’nin babası rolündeki Colin Farrell de filme renk katmış. Ancak filmin öne çıkan yıldızı Emma Thompson, kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilemiş.


Travers Ralph’in özürlü kızına bir liste uzatır:
Ralph: "Albert Einstein, Van Gogh, Roosevelt, Frida Kahlo" – Bu nedir?
Travers: Hepsinin zorlukları vardı. Jane başkalarının yapabileceği herşeyi yapabilir, anladın mı? Arkana bak.
Ralph: [arkasına döner] "Walt Disney."
Travers: Konsantrasyon eksikliği ve hiperaktif davranışlar... Bu herşeyi açıklıyor!


Harika bir film ancak unutmayın ki, bu bir çocuk filmi değil...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder