24 Mayıs 2014 Cumartesi

Enemy


“Bu ne ya!” dedirten filmlerden biri Enemy. Çözümü seyirciye bırakılmış bir bulmaca gibi. Yönetmenin ne yapmaya çalıştığına bakmadan seyircide nasıl bir tat bıraktığını önemseyenlerden olmuşumdur hep... 
Benim ilginç bakış açıma göre film kişinin önündeki en büyük engeli konu alıyor; kişinin kendisi!
Bu da insan zihninin kendini onunla tanımladığında karşısına çıkan en faktör olan korkuyu ortaya çıkartıyor. Korkunun sebeplerinin en önemlisi belirsizlik... Belirsizliği en aza indirmenin tek yolunu “kontrol” olarak gören zihin, kişiyi kontrol delisine çevirmeye çalışıyor: 

“Kontrol... Her tür diktatörün tek takıntısı kontroldür. Eski Roma’da insanları eğlendirerek meşgul etmşler. Başka toplumlar farklı yöntemler denemiş. Eğitim seviyesini düşük tutmuşlar, insanları sınıflara ayırmışlar. Bireyler ifade özgürlüğünü kısmışlar.”



Filmin kahramanı bir öğretmen ve bir gün bir filmde kendisinin aynısı olan başka bir insanla tanışınca esrarengiz olaylar gelişmeye başlar...
Oyuncuların başarılı performansı dışında Prisoners’ın da yönetmeni olan Denis Villeneuve’ün tarzı David Lynch gibi mesajları gizliden vermek. Örümcek metaforu ise zihnimizde bizi bloke eden ve tutan temel inançları simgeliyor. Yönetmen Villeneuve, Jake Gyllenhaal ile çalışmayı seviyor. Prisoners filminde de yer alan aktör Donnie Darko’dan beri epey yol almış gibi gözüküyor.



Birey kendi gerçekliğini kendisi yaratır, bu aile, toplum ve tüm insanlık düzeylerinde farklı seviyelerde devam eder. En çekirdek sistem insanın kendisidir... Kendi yarattığı dünyası diğer sistemlerle ilişkili olduğu için kendi suçu değil ama kendi sorumluluğundadır. Bu sebeple hangi konuyu deşerse, ve bu konuda reaksiyon göstermek yerine bir farkındalık sağlarsa, karşısına çıkan sadece kendinin yansıma’larıdır.

Korkunun karşıtı sevgidir, Sufizm’deki gibi bir teslimiyet anlayışıdır... Kontrolü bırakmaktır...
“Kişi en nihayetinde okyanusun içine dalmaya hazır oluncaya kadar, Yaradan’ın her bir işareti veya “samadhi” anlarıyla, korkunun yeni katmaları çözülür. Bu içinizdeki kontrol eden benliği bırakmak demektir. Bu benlik kişinin ailesinden veya toplumdan onay almak için veya daha da iyisi sevilmek için vardır. Kişi kendi elleriyle adaleti sağlamak ister çünkü kendisini mağdur gibi hisseder. Bu kontrol tam olarak da kişinin okyanusa teslim olmaya direnmek için kullandığı yöntemdir.”    [Sri Prem Baba]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder