29 Aralık 2012 Cumartesi

The Kid – İçimdeki Çocuk



Russ, 40 yaşına gelmiş son derece rasyonel ve duygusuz ama zengin bir imaj danışmanıdır. 
Bir gün karşısına 8 yaşındaki hali, Rusty çıkagelir ve şöyle der:
Demek 40 yaşındayım, evli değilim, pilot olmamışım, bir köpeğim yok... Kaybeden biri olmak için büyümüşüm.
(Russ’ın çocukluk hayali pilot olmaktır.)

Russ ise kendi çocukluğundan utanmaktadır ve ona kötü anılarını hatırlatmaktadır. Russ ile duygusal anlamda ilgilenen Amy ise Rusty’i çok tatlı bulur. Russ yetişkin olduğunda gerçek kimliğini unutmuş, hayallerini, mizah anlayışını bir kenara bırakmış, iş maskesinin arkasına saklanmıştır.



Çocukluğunda başına gelmiş travmayı derinlere gömen Russ, ilişkilere kendini yapamış, içindeki boşluğu maddi metalar ile doldurmuştur. Küçük Rusty ona o olayı hatırlatmak ve farkındalık sağlamak için gelmiştir. Rusty ve Russ o güne döner, tekrar Rusty olayla yüzleşir... Ancak olayın daha derininde asıl sıkıntıların aileden kaynaklandığını öğrenir. 
Rusty’in annesi ölmek üzeredir, babası üzüntüsünden dolayı Rusty’in üzerine fazlaca gider ve Rusty annesinin sorumluluğunu üzerine almıştır... filmin sonu ise izlemeye değer.

İçimizdeki çocuğun, hayalerimizi, yaşama sevincimizi, değerlerimizi dolayısıyla kişiliğimizi nasıl etkilediğine dair ihlam verici bir film...

Bruce Willis, her zamanki gibi harika. Amy rolündeki İngiliz aktris Emily Mortimer, Transsiberian, Hugo, Shutter Island gibi filmlerde başarılı performansı ile dikkat çekiyor. Rusty rolündeki Spencer Breslin de 8 yaşında görevinin üstünden gelmiş.



İşte Russ’ın durumu anlatan güzel bir diyalog:
Deirdre: Neden 8 yaşındaki halin buraya geldi? Belli ki sıkıntıdasın. İşleri yoluna koymanda yardımcı olabilir. 
Russ: Onun mu bana yardımcı olacağını düşünüyorsun?  
Deirdre: Tabii ki! Aksini düşünmemiştin, di mi? Belki sana bir şeyler öğretmek için gelmiştir... Belki de hatırlaman gerekenleri anımsatmak için buradadır, hiç düşündün mü? 
Russ: Hayır.  
Deirdre: Bak, yarın 40 yaşına basacaksın, ve hayatında gerçekten değerli hiçbir şey yok.  
Russ: Hey...  
Deirdre: ...hayır, para sayılmaz. Arkadaşın yok, ailenle neredeyse hiç konuşmuyorsun, ve senin için anlamı olan tek kadını da kaybettin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder