5 Ekim 2014 Pazar

Değişime Hazır mısın?


Bizim zamanımızda Değiş Tonton denince değişen bir aile ile ilgili bir çizgi film vardı. 70’li yıllarda doğanlar gayet iyi hatırlayacaktır. Bu çizgi film baloncuk gibi bir yapıları olan TonTon ailesinin maceralarını konu alırdı. Her türlü kılığa ve şekle giren bu aile bize her şeyin mümkün olabileceğini ispatlar gibiydi. Okul sistemi, ailelerimiz, bizi görmek istedikleri kalıplara sokmaya çalışırken belki de bu çizgi film bize değişimin yaradılışımızın bir parçası olduğunu ve düşündüğümüz her şeyin bir şekilde olacağını anlatmaya çalışıyordu.

Peki nedir bu değişikliğe olan direncimiz?
Her yenilikte, her keşifte bir kayıp söz konusudur.
Mevcut durumu bırakmak, mevcut inanışı, düşünceyi, duruşu bırakmak, kaybetmek gerekir.


Davranış bilimcisi Dan Ariely’nin da ispatladığı gibi bir şey kazanmanın verdiği mutluluk, aynı miktarda bir şey kaybetmenin verdiği üzüntünün yanında çok önemsiz kalıyor... Bu ne demek? Size bedava verilen veya bir piyangodan kazadığınız 100 liranın verdiği mutlulukla, sizden zorla alınmış bir 100 liranın verdiği üzüntüyü karşılaştırdığınızda arada büyük bir fark oluşuyor. Kaybetmenin acısı kazanmaya göre çok daha büyük kalıyor.
Bu durumda kaybedecek bir şeyi olmayan kişiler daha kolay risk alıp, daha başarılı olabiliryorlar. Çoğu büyük firmanın kurucusu ya yoksulluktan geliyor ya da okul bile okumadan iş hayatına atılıyor.

Zihnimizi de incelersek, bunun sebebini daha iyi anlıyoruz. Beynimizin asıl amacı bedeni hayatta tutmak; güvenli bir ortam, beslenecek yiyecek bulma ve üreme... Bu sebeple beyin sahip oldukları güvene almadan yeni kaynaklar elde etmeyi seçmiyor.
Tabii ki, bizler zihinlerimizin esiri değiliz...
Dürtülerinizi hissedip bunun sebebini anladığınızda farkındalık seviyesiniz artacak ve gerçekten ne istediğinizi görebilirsiniz.



Bu da  gereken değişiklikleri yaşabilmeniz için gereken olması gereken duruma gelmenizi sağlar.

Değişim elinizde olan, çevrenizde olan bir şeyin veya durumun kaybı demektir. Bu fedakarlığı yapmak bize sonsuz olasılıkların kapısını açacaktır. Bu değişiklikler sizi değiştireceği gibi sizden bağımsız olmayan dünyanız da değişecektir.

Tanrılar Okulu kitabında da dendiği gibi:
“Sen değiş dünya da değişsin!”

2 yorum:

  1. “Dünyanın bizi sınırlandırdığını düşünüyoruz ama onları biz yaratıyoruz.” “Sen değiş dunya da değişsin!” bu iki cümlede tam olarak ne anlatılmak istiyor. Teşekkür ederim. Bu arada biliyorum fazla soru soruyorum eğer rahatsız oluyorsanız lütfen cevap vermeyin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanrılar Okulu'nu okumanızı tavsiye ederim :)
      Dünyayı kendi filtrelerimizden algılarız ve nasıl hissediyor ve düşünüyorsak, bunları ispat etmek istermişcesine olayları ve durumları üzerimize çekmeye devam ederiz. Bizden daha büyük ve derin bir güç uyanmamızı istiyordur, ancak biz ona direnmeyi bırakıp, bakış açımızı (geçmişten özgürleşmek gibi) değiştirdiğimizde algılarımız da, dünyamız da değişmeye başlar... Sevgiler.

      Sil