9 Kasım 2012 Cuma

Sonbahar Temizliği


Etrafınızda her şeyini yarım bırakan insanlar var mı?

Sözlerini tam olarak yerine getirmeyen,
Yemeklerini, içeceklerini yarım bırakan,
Başladığı işi bitirmeyen,
Masasını, odasını toplamayan,
Kendine bile verdiği sözleri hasır altı eden,
Eline aldığı bir işi tam hakkıyla yerine getirmeyen,
Eski alışkanlık ve eşyalarından vazgeçmeyen,
Bir aileye veya şirkete yapışan, yaşıyormuş gibi yapanlar var mı?

Emin olun ki, bu kişilerin içlerinde henüz hesabı kapatılmamış bir sürü mesele vardır. Şu güzel sonbahar günlerinde ağaçlar yapraklarını baharda tekrar kazanmak üzere döküyorlar. Belki de ağaçlar ve bizler bu duruma üzülüyoruz, ancak biliyoruz ki, bu olması gereken bir süreç. Sanırım onlar farkında ve hayatın akışında rahat ve huzurlular...
Sonbaharda çam ağaçları yaprak dökmezler, her şeyi içlerine atıyorlarmışcasına... Belki de bu sebeple mi yaprakları iğne gibi ve hiç meyve vermiyorlar... Belki de vermek istediği önemli bir mesaj var; yaprak dökmezsen kimse sana sarılmak istemez...

Biz peki bu yaprak dökümünü nasıl yapabiliriz? İlk adım ‘farkındalık’ yaratmak.  Kendi hareket ve yaşam tarzımız ile ve en önemlisi ‘kendimiz’ ile bir gerçeklik oyununa başlamak ve bu oyunda oldukça dürüst, samimi ve içten olmak... En güzel cevaplar için en güzel sorular gerekiyor bize...

Sadece kendimize dürüst olup gerekli soruları soralım, gözlemleyelim kendimizi, çevremizi... Bu sizi rahatsız eden davranış şekilleri veya yaşadıklarınız devamlı tekrar mı ediyor? Bir şekilde dışarıda olanlar içimizin bir yansımasıdır, aynasıdır... Bunları değerlendirme çalışan zihin, ya başkalarını ya da kendini suçlayacaktır. Buna dayalı uydurduğu bahaneleri ise destekleyecek düşünce ve duygular oluşturmaya devam edip bizi bir kısır döngüye sokar. Bu sebeple zihnimizin sakin, dingin ve tarafsız, objektif bakış açısına ihtiyacımız vardır. 

Bunu sağlamanın en iyi yolu, An’da kalmaktır. Zihin, ya geçmişte veya gelecektedir... Soralım kendimize "burada mıyım?" diye... İçinde bulunduğumuz anda bedenimizi, nefesimizi hissedelim, içtiğimiz kahvenin kokusunu alalım, dokunduğumuz nesneleri hissedelim. Sevdiklerimizi, severek yaptığımız şeyleri hayal edelim.



Başta anlamasak bile bunu yaparak, bedenimiz ve zihnimizin çok üzerinde, çok değerli bir varlık olduğumuzu hissedebiliriz... Karnımızdan derin nefes alıp ve verelim. Yavaşça ve sakince. Aldığımızın iki katı sürede nefesinizi boşaltalım. Nefes alırken beyaz berrak bir nefes imgeleyebiliriz, bırakırken ise temizlendiğimizi hissedip hafif kirlenmiş bir hava imgeleyebiliriz. Bunu en az 10 dakika özellikle sabahları yapalım. Kendimizi çok gergin ve kaybolmuş hissettiğimizde de yapabiliriz. Sakin nefes alıp verişimiz zihnimizi sakinleştirecektir. 

Eğer geçmişte çok önemli bir travma yaşadıysak, üstat desteğine de ihtiyaç duyabiliriz. Bir yaşam koçu, yogi, farkındalık çalışmaları veya aile sistemi çalışması faydalı olabilir.

Farkına vardıktan sonra, oluşacak iki duyguya dikkat etmekte fayda var: inkar ve öfke... 
Matrix’de - sanal dünyada yaşamak isteyen karakteri hatırlayalım. 
Hangi hapı tercih edeceğiniz size bağlı, ama sadece tek bir yol var: Anlayış geliştirmek ve kabullenmek...
Kabullenmekten sonra ki aşama ise temizlik ve daha çok farkındalıktır... Eğer olanları yüreğinize gerçekten alamıyorsak, suçlamaya devam eder kurban olmayı tercih ederiz ve hatta bunu güvenli bile buluruz, çünkü haklıyızdır! Kurbanken suçlu, suçlu iken kurban durumuna geçeriz. Oysa ortada ne haklı vardır, ne de haksız, ne de affedilecek bir durum...

İşte sonbahar! Temizlik ve yenilenmek için yatırım zamanı...

4 yorum:

  1. Çam metaforu ilginçmiş.İleri de ben de kullanabilir miyim?
    Kurban ve suçlu dinamikleri ;her türlü işin içinden çıkılamayan denklem.Siz de -bazen- karmanın getirdiği bir durum yaşadığınızı düşünür müsünüz? Atalarınızın bıraktığı: Spritüel miras.

    YanıtlaSil
  2. Tabi ki kullanabilirsiniz :)
    İlginç bakış açıma göre, atalarımızdan veya geçmiş yaşamlarımızdan bir karma ve kader geliyor ama bundan sonrası bizim seçimlerimiz değil mi? Atalarımızı, anne babamızı biz seçmedik mi?

    YanıtlaSil
  3. Bu yazıyı okumak bile bir ferahlık getirdi. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Yorumunuz için çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil