9 Ekim 2013 Çarşamba

Çiçek

“114 milyon yıl önce Dünya’da, bir sabah gündoğumundan hemen sonra: Gezegen üzerindeki ilk çiçek, güneşin ilk ışıklarını almak için açıldı.” [Var Olmanın Gücü]
İsa çiçekler üzerinde düşünmemizi ve nasıl yaşayacağımızı olnlardan öğrenmemizi söyler. Buda’nın ise, bir defasında bir çiçeği eline alıp bakarken kendinden geçtiği anlatılır.
Bir çiçek, bir insanda çok farklı duyguları uyandırabilir, farkındalığını artırabilir. Kendi güzelliğini de farkettirebilir.

Eckhart Tolle’ye göre biz onu tam anlayana kadar, çiçek bizim için en yüce, en kutsal ve biçimi olmayan bir içsel ifade olmaya devam edecek. Yetiştikleri bitkiye oranla, çok daha narin, renkli ve uçarı olan çiçekler bu realite ile sonsuzluk arasında bir köprü sanki. 


Sadece renkleri, kokuları ile hayatımıza renk katmıyor, çok daha büyük bir enerjinin varlığını da ispat ediyor çiçekler...
Yine Eckhart Tolle’nin deyişiyle, “Aydınlanma” kelimesinin geleneksel olarak kabul edilmiş anlamından daha geniş bir açıyla ele alırsak, çiçekleri bitkilerin aydınlanması olarak görebiliriz.

Benzer bir şekilde pastaların “aydınlanmasını” sağlayan sonsuz varlık,

Benim de, ailemizin de, müşterilerin de dolaylı olarak aydınlanmasına vesile olan pastaların üzerindeki şeker hamurundan yapılmış gül, anemon, ortanca, lale ve daha nicelerini...

                     http://www.pecetedennotlar.com/sevgili-kirmizi-olsun-mu
Emeğini, neşeni, sevgini koymaya devam et lütfen.
Teşekkürler, iyi ki varsın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder