17 Ekim 2013 Perşembe

Simple Simon

“Dünya’nın etrafındaki bir uydudayım. Burada olaylara bakış açımı geliştiriyorum. Uzayı seviyorum. Uzayda sorun yoktur. Yanlış anlamalar yoktur. Kaos yoktur. Çünkü uzayda hislere yer yoktur.”

Simon, Asperger Sendrumlu* bir gençtir. Empati kurma yeteneği gelişmediğinden sadece abisi Sam ile anlaşabilmektedir. Bu sebeple abisi ve onun kız arkadaşı Frida ile yaşamaya başlar. Simon hiçbir değişikliğe tahammülü olmayan bir hayat ister. Bu koşullara daha fazla dayanamayan Frida evi terk eder. Simon, düzeni tekrar sağlamak amacıyla abisine bir kız arkadaş arayışına girer.

Simon’un hayata basit bakış açısı müthiş gözlemler yapmasını sağlar. İnsanların birden mutlu bir halden üzgün olmaları, göz göre göre yalan söylemeleri onu şaşırtır. Bilimde çok iyi olan Simon, abisine onun tam zıddı bir kız arar; zıd kutuplar birbirini çekecektir! Ama hiçbir şey planlandığı gibi olmaz.


Her şeyi kendimiz yaratırız, ancak olayların nasıl meydana çıkacağını bilemeyiz; bu tohumu ekip, suyu verip bitkinin çıkmasını beklemek gibidir.
Ya peki Simon’un hayatındaki yanlış anlamalar, yargılar, beklentiler olmasaydı? Ya peki duygu dediğimiz zihnimizde oluşan elektrik sinyallerinie bu kadar kapılmasaydık, Simon gibi kendimiz olsaydık?
Ya peki etiketlediğimiz sendronlar olmasaydı? Yoksa bize mi “Zihin Sendromlular" derlerdi?


Türkçeye “Aşkın Formülü Yok” diye çevrilen film 2010 yapımı. Oyuncular Bill Skarsgård, Martin Wallström ve Cecilia Forss çok başarılı oynamışlar. Çok keyifli bir film...
“Her iyi sosun içinde biraz acı vardır, tıpkı hayat gibi...”
*Asperger Sendromu (Kaynak: Wikipedia)

Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur. AS’i olan bireyler sosyal etkileşimin en temel noktalarında zorluklar çeker, bunlar arkadaşlık kurmakta başarısızlık, diğerleriyle kendiliğinden gelişen ilgilerden ya da başarılardan zevk alma, sosyal ve duygusal karşılıklılık eksikliği, ve göz teması, yüz ifadesi, duruş, ve el hareketleri gibi sözel olmayan davranış eksiklikleridir.

Otistiklerin aksine AS’li insanlar genellikle kendi içlerine kapanık değildir, beceriksizce de olsa başkalarına yaklaşırlar, örneğin favori konuları hakkında tek yanlı, uzun soluklu bir konuşmaya başlarlar ama dinleyicilerinin sıkılma ya da bir an önce oradan ayrılma gibi tepkilerinin ve duygularının belirtilerinin farkına varmazlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder