8 Ekim 2013 Salı

Tartışma!


İnsan zihninin ilginç yanlarından biri de 'haklı çıkma isteği'... 
Bunun temelinde ne olabilir? 
Egomuz, kendini korumak istediği için hiçbr değişikliği sevmez; başak birinin fikrini kabul etmek de beyindeki bir inancı değiştirmektir.

Hatta haklı çıkan veya en azından haklı çıktığını zanneden zihin, salgılanan tertesteron hormonu ile kendini daha çekici ve mutlu hissetmemizi sağlıyor. Hisler* ise zihinle kısıtlı.

Filozof Daniel Cohen’in TED’deki konuşması tartışmalar üzerine; Cohen tartımayı üçe ayırmış...
1. Savaş gibi tartışmalar
2. Delillerle tartışmalar (verilere dayalı bilimsel tartışmalar gibi)
3. Konuşmacı olarak yapılan tartışmalar (bir politikacının veya avukatın sunduğunu kabul ettirmeye çalışması gibi)



Sonuçta tüm tartışmalarımız, bir tarafın diğerinin fikrini kabul etmesiyle sonuçlandığı gibi çoğu tartışmamız da maalesef savaş tadında geçiyor...

Cohen’in buna bir çözümü yok ancak sadece kişilerin (egoların) olmadığının hayal ederek, objektif bir ortamda verimli bir tartışma olacağı fikrini ortaya koyuyor.

Bektaşilik geleneklerinde ‘Hakikat’ üzerine yapılan tartışmalarda bir kişi tüm tartışanlara sarhoş olmayacak kadar içki servis ediyor. Sadece çakır keyif olan tartışmacılar egolarını bir kenara koyup, sadece fikirler üzerinde konuşuyorlar, kimin  fikri olup olmadığına bakmadan objektif olabiliyorlar.

Access Consciousness’in ilkelerinden biri her fikre, en çok da kendi fikirlerimize “İlginç Bakış Açısı” olarak yaklaşmasıdır. Bu sizi yargılardan, etiketlerden, tutunduğumuz temel inançlardan bağımsız kılar. Hayatımız boyunca aile ve toplumun bize ektiği temel inanç ve fikirlerin yoğunluğunu düşünürsek bu harika bir yaklaşım.

Ayrıca tüm bakış açılarına sahip olmak, sonsuz bir bakış açısına sahip olmanız anlamına gelir.



Sufizm’e göre ise kişi başkalarını yargılamayarak, sadece tarafsız bakış açısı ile ilgilenerek ruhsal olarak ilerler, kişi başkalarının hatalarıyla ilgilendiği sürece bakış açısının doğru olup olmadığını göremeyecek, algılamayacak kadar net olmaz.

*Gary Douglas’ın kurucusu olduğu Access Consciousness der ki, “Ol, Algıla, İzin Ver/Kabul Et ve Bil...”; bunun içinde zihnin fonksiyonları olan düşünce ve duygular yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder